Merhaba güzel meslektaşım,

Bizim için inanılmaz bir haftaydı. Yaklaşık 50 güzel fotoğrafçı ile sohbet etme şansımız oldu. Neredeyse tamamında ortak olan bir konuyu yüksek sesle konuşma fırsatımız oldu. Serap Seker Academy'den önce sadece bizim aklımızda olan bir konudur diye düşünüyor ve bununla mücadele ediyorduk ama bu konuda yalnız olmadığımızı çok net bir şekilde anladık. Bir bakıma da rahatladık. Çünkü daha az yalnız hissettik.

Artık bu konunun konuşulma zamanı geldi diye düşündük. Hepsinin geçmişi farklı, yaşadıkları farklı, yolculukları farklı bu kadar fotoğrafçının daha az güvende hissetmesi, mutluluğunu çalması, güvenini zedelemesi, tutkusunu yok etmesi..

Cümleler hem şu şekilde başlıyordu: Ben .................. gibi değilim!

(Bu noktalı yere başarılı gördüğünüz birinin ismini koyun)

Sen de hiç böyle hissettin mi? Ya da şu an böyle hissediyor musun?

Biz de geçmişte hissettik.

Görüşmelerimizde çoğu meslektaşımın cümleleri şöyle başlıyordu:

Korkuyorum çünkü.... ( Çok yeniyim, çok gencim, çok yaşlıyım, anneyim çocuklarıma bakmam lazım, bekar bir anneyim, yeteri kadar bilgim yok, keşke daha önce bu işe başlasaydım, çok fotoğrafçı var, fark yaratamayacağım, başarabilir miyim bilmiyorum, sosyal medyayı kullanamıyorum, pazarlama yapamıyorum, Ben ........... gibi değilim! Ben o kadar iyi çekim, edit yapamıyorum....)

Bunlar kendimize söylediğimiz yalanların bazıları.

Sana çok dürüst olacağım canım meslektaşım. Geçmişte biz de o kadar çok, başkaların yaşadığı hikayede olmak istedik ki anlatamam. Çünkü bir şekilde onların hikayeleri ve durumları hep bizimkinden daha iyi geliyordu. Kendimize hep keşke bu işe ilk tanıştığımızda başlasaydık 10 yıl kazanırdık, şimdi çok daha fazla yol katederdik. Her şeyimiz mükemmel olurdu diyorduk. Sen hiç böyle düşündün mü? Başkasının yerinde olmayı istedin mi? Merak etme YALNIZ DEĞİLSİN!

Bunun doğru bir düşünce tarzı olmadığını anladık. Hayatın bize çizdiği yolda her şeyin bir zamanı vardı. Dediğimiz şeyleri daha önce yapmaya başlasaydık şu an burada olup bunları yapmazdık. Nerede nasıl olurduk hiç bilemeyeceğiz ama zaten bilmekte istemiyoruz.

İlk yalan, başkasının hikayesinin daha iyi olduğudur. İkincisi, bizimkinin (ya da seninkinin) söylemeye değmeyeceğidir. Sana da tıpkı bize verildiği gibi bir hikaye verildi ve zamanımızı neden başkalarına verilen hikayeleri düşünerek harcayalım ki? İlham alalım, motivasyon olarak kullanalım. Ama şunu bilin ki herkesin hikayesi benzersizdir. Senin varlığının da bir amacı var. Sadece senin yapabileceğin şeyler var. Sadece senin dokunabileceğin insanlar var bizim dokunamayacağız. Başkalarının hikayelerine bakıp zaman harcarken, sadece senden yardım bekleyenleri bekletiyorsun. Hikayeniz anlatmak istemediğiniz bir hikaye olabilir ama anlatmanız gereken hikaye sadece bu hikayedir.

Biraz karışık mı oldu?:)) Yani beklemeyi bırak canım meslektaşım, hikayeni anlat. Bunu duymayı bekleyen ailelerin ve bebeklerin var. Onlara ulaş. Geri çekilme. Kim bilir hangi aileleri çektiğin fotoğraflarla mutlu edeceksin. 20 yıl 30 yıl sonra o bebekler büyüdüklerinde ve aileleriyle birlikte fotoğraflara baktığında iyi ki ........... fotoğraflarımızı çekmiş diyecek. (Buraya kendi adınızı koyun) Herkesin ışığı, tarzı, yolculuğu farklı. O hikayesine özendiğin meslektaşını unut. Kendi hikayene odaklan. Daha iyisi olmak için çalış. Şans en çok çalışanların yanındadır. 30 yıl sonrasını hayal et.

Serap Seker Academy'ye üye olduğun için sana teşekkür ederim. Arkadaşlarına bahsettiğin için teşekkür ederim. Academy senin için kuruldu. Bunu yapıyoruz çünkü seni önemsiyoruz. İşini önemsiyoruz. Daha iyi fotoğraflar çekebilmek, hikayeni daha çok insana ulaştırabilmek ve işini büyütmek için yanındayız. Çünkü güzel meslektaşım, senin hikayeni önemsiyoruz. Herhangi bir konuda konuşmak istersen biz buradayız.

Harika bir hafta olsun,

Serap

www.serapsekeracademy.com