Merhaba Canım Meslektaşım,

Hadi gel seninle bir yolculuğa çıkalım. Sen benim müşteri adayım ol. Fotoğrafçı arıyorsun ve araştırmalara başladın.

Instagram’da ya da Google’da karşına çıktım. (Karşına çıkmak için arka planda çalışmalarımı eksiksiz yaptım. Çok fotoğrafçı var fark yaratmam lazım.) Websiteme ulaştın.

Evime misafir eder gibi seni karşıladım, sana hoşgeldin, iyi ki geldin, burda olmana çok sevindim dedin. İşini o kadar kolaylaştırdım ki. Portfolyomu gördün, Blogumdaki yazıları okudun, çekimlerimi izledin, fiyatlarımı ve detaylarını gördün, referansları ve ödüllerimi gördün. Ve bana mesaj atmaya karar verdin.

Formu doldurdun ve gönderdin. Sana hemen bir email geldi. İstediğin bana ulaştı merak etme 24 saat içinde sana döneceğim ama muhtemelen çok daha önce dedim. Bir kaç saat sonra sana istediğin çekimle ilgili bir email gönderdim ve Müşteri Çekim Rehberini de ekledim. Çekim öncesi hazırlıklardan, çekimde nelerle karşılaşacağına, çekim sonrası sorularına kadar her şeyi görebiliyorsun. Örnek fotoğraflar, aklına takılan sorular, sıkça sorulan sorular.. İçin rahatlıyor. Benim için her şeyi düşünmüş diyorsun.

Çekim yaptırmaya karar veriyorsun. Randevu tarihini sana gönderdiğim linkten kendin seçiyorsun. Sana dijital olarak sözleşme geliyor. Dijital olarak onay veriyorsun. Kaporayı yine sna verdiğim linkten havale, eft ya da kredi kartıyla ödüyorsun. Sonra yine sana bir email geliyor. Coşkulu bir email. Seninle çalışacağım için çok heyecanlıyım. Aklına takılan bir şey varsa burda yardıma hazırım diye. Çekimden önce bir hatırlatma emaili daha geliyor. Diyorsun beni unutmuyor takipte.

Doğumu yapıyorsun ve biliyorsun ki 48 saat içinde haber verirsen çekim için en iyi zamanı ayarlayacağım. Bana bebeğim oldu diye email atıyorsun. Seninle birlikte seviniyoruz. Takvimimize bakıp çekim için en uygun günü ayarlıyoruz. Çekimden 2 gün önce sana bir hatırlatma emaili daha geliyor. hem çekimi hatırlatıyor hem çekimde seni neler beklediğini. İçin rahatlıyor aklında hiçbir soru işareti yok. Hatta bana bebeğinin fotoğrafını gönderiyorsun.

Çekime zamanında geliyorsun çünkü artık çekimin saatlerini, ne yemen ne içmen, kaçta gelmen, ne hazırlığı yapman, stüdyoda neler olacak biliyorsun. Seni karşılıyorum. Kahven/çayın/meyve suyun, organik atıştırmalıkların, kahvaltın hazır seni bekliyor. Başka çocukların varsa onlar için de bir oyun köşesi hazırlanmış. Oyuncaklar, oyunlar, boyalar, kitaplar onları bekliyor..

Bebeğini alıyorum, onunla tanışıyorum. Birbirimize biraz zaman tanıyoruz. Sonra alışıyoruz. Onunla daha önceden bana ilettiğin renklerde temalarımda harika fotoğraflarını çekiyorum. Onu hiç zorlamıyorum. Her bebeğin karakteri farklı biliyorum. Zaten için çok rahat, sen keyfine bakıyorsun. Uykusuz gecelerden sonra biraz nefes alıyor dinleniyorsun. Hatta arka bahçemize inip sandalyeye oturup güneşin tadını çıkarıyorsun.

Çekim bitiyor. Çok mutlusun. Sonrasında nasıl bir süreç var biliyorsun. Biliyorsun ki sana bir kaç tane Sneak Peek fotoğrafı göndereceğim. Çok heyecanlısın. Sabırsızlanıyorsun. Ben o gün içerisinde sana çok güzel 2-3 fotoğraf yapıp gönderiyorum mest oluyorsun. Sana bir de Referans kartı göndermişim. Sen zaten beni bütün arkadaşlarına tavsiye edeceksin biliyorum ama yine de sana bunun için hediye veriyorum. Diyorsun ki her şeyi ama her şeyi düşünmüş.

Sana söz verdiğim süreden önce bütün fotoğraflarını Online Galeri olarak paylaşıyorum ve hatta telefonuna bebeğinin adıyla aplikasyon hazırlayıp gönderiyorum. Ailenle, sevdiklerinle, sosyal medyada kolayca paylaşıyorsun. Favorilerini işaretliyorsun. Ben onları detaylı olarak düzenleyip yine senin sayfanda paylaşıyorum. Sana otomatik bilgilendirmeler geliyor.

Çok mutlusun. Harika bir deneyim yaşadın. Bütün arkadaşlarına beni tavsiye ediyorsun. 6 ay sonra sana bir email daha geliyor içerisinde bebeğinin yenidoğan fotoğrafı ile. Diyorki zaman nasıl da geçiyor. Bebeğin oturmaya başlamak üzere. Gel ben de hediyen de var sana baby sitter çekimi yapalım. Bak çekim rehberi de ekte ne demek istiyorum. Hemen yine sana özel o sayfadan yeni randevu oluşturup, sözleşmeyi imzalayıp, randevunu kendin alıp, ödemeyi yapıyorsun. Sonra direk çekime geliyorsun.

3 ay sonra sana bir email daha geliyor. Ben Christmas çekimlerime başlamışım. Önceliği sana vermişim. Al bebeğini, aileni gel bu sezonu harika anılarla geçirelim diyorum. Randevunu alıp geliyorsun.

Çok mutlusun. Her döneme ait harika fotoğrafların var. Seni her zaman düşünen, unutmayan, tüm detayları tasarlayan fotoğrafçın var. Ne başka fotoğrafçı arıyorsun, ne yaşadığın bu deneyimden vazgeçebiliyorsun ne de yorulmak zorunda kalıyorsun. Seni düşünen, her şeyini kolaylaştıran, harika anılar yaratan fotoğrafçın var. O senin artık arkadaşın, samimi bir dostun...

Şimdi canım meslektaşım düşünsene bu senin ideal müşterin. Ona böyle bir deneyim yaşatıyorsun. Fark yaratıyorsun. Diğer fotoğrafçılardan ayrılıyorsun. Hem çekimlerini hem müşterileri hem fotoğraflarını seviyorsun hem gelirini arttırıyorsun.

Senin müşterin nasıl bir deneyim yaşıyor? Onu nasıl ağırlıyorsun? Nasıl hazırlıyorsun? Bu adımların hepsi otomatize edilmiş, denenmiş, başarılı formülü bulmuş durumda mısın? Böyle bir deneyim için aslında günde sadece 15 dakikanı ayırman gerektiğini biliyor musun? Peki sonraki yazıda bir de senin tarafında neler oluyor yazmamı ister misin?